YAŞLILIK VE DEPRESYON

Yaşlılık biyolojik anlamda hayatın son dönemi olarak kabul edilir. Psikolojik olarak da birçok isteğin, hevesin, ihtiyacın ve duygunun bu dönemde son bulduğu, tükendiği sanılır. Eğer yaşlı birey hayatından zevk almıyor, hiçbir şey arzulamıyor, gelecek planları yapmıyor, bir köşede ölümü bekliyorsa ya da yaşarken zaten duyguları ölmüş gibi görünüyorsa bu yaşlılıktan değil depresyondan olabilir.


Yaşlıların depresyonu; duyguları sözcüklerle anlatamadan, bazen uykusuzluk, yorgunluk, iştahsızlık ya da bedensel yakınmalar olarak da görülebilir. Depresyon, daha genç bir kişide hüzün, üzüntü, suçluluk, yetersizlik duyguları olarak görülürken yaşlılarda inatçılık, sinirlilik, huzursuzluk, sürekli yakınma ve talepte bulunma şeklinde ortaya çıkabilir. Bu durumda yaşlı yakınlarının dikkatli ve iyi gözlem yapıyor olmaları gerekir. Yaşlı bireyin evinde ya da bedeninde bakım ve temizlik konusunda oluşan ciddi kayıplar, ruh halinde ya da yaşam tarzında ortaya çıkan içe çekilmeler görmezden gelinmemelidir. Yaşlı bireylerin kendilerini ve yaşam amaçlarını yeniden tanımlamaya, kendilerine olan saygılarını yeniden oluşturmaya gereksinimleri vardır.


Yaşlılık döneminde görülen depresyon bilişsel kayıplara yol açmakta, demans başlangıcını tetiklemekte, unutmalar başlamışsa da hızla kötüye gidişe yol açmakta, ömrü kısaltmaktadır. Depresyonun varlığı sosyal ortamlara, sohbete, ev ve kendine bakımı yani yaşama katılmayı azaltıp hızlı bir çöküş oluşturabilir. Yaşlı, kendi başına idare edemeyip yakınlarına daha da bağımlı hale gelir. Yakınları ve çevresindekiler de depresif duygular içerisine girip üzüntü ve çaresizlik yaşamaya başlar. Mutlu olsun, rahat etsin diye alınan önlemler yeterince işe yaramaz. Böyle durumlarda çok geç kalmadan bir psikologla iş birliği yapmak gerekir. Her alanda yavaşlama ile karakterize olan yaşlılık döneminde depresyondan kurtulmak genç bireylere göre daha yavaş olur.


Sanılanın aksine, depresyonu olmayan, ruhsal olarak sağlıklı olan yaşlıların çoğu hayatından memnundur. Gezmekten, sevdikleri ile bir araya gelmekten, insan ilişkilerinden, ilgi duydukları şeyleri yapmaktan, karşı cinse dokunmak ve dokunulmaktan zevk alırlar.


Yaşlılık döneminde de yaşamın tüm dönemlerinde olduğu gibi kişinin bireysel özelliklerine saygı göstermemiz gerekir. Yaşlı birey çocuklarına ya da başkalarına bağımlı olacak şekilde yaşamamalı, kendi ayakları üzerinde duruyor, kendi kararlarını alıyor olması desteklenmelidir. Çocukları tarafından İyi niyetle korunmaya ve bakım verilmeye çalışılırken, ellerinden tüm günlük işleri ve sorumlulukları alınan yaşlılar bir süre sonra kendisini daha beceriksiz ve hiçbir şey yapamayacak; işe yaramaz olarak algılayıp daha hızlı bir çöküşe girebilmektedir. Yaşlı kişiye saygılı davranmak onun da kendine olan saygısını artırır.


Psikolog tarafından yaşlı bireyin psikolojik durumunun, kişilik özelliklerinin, depresyonu olup olmadığının, dikkat ve hafıza gibi bilişsel yetilerinin değerlendirilmesi, gerekiyorsa ilaç desteği için ilgili yönlendirmelerin yapılması gerekir. Psikolojik destek, ilaç gereksinimi olmaksızın sağlanabileceği gibi, ilaçla eş zamanlı olarak da sunulabilir. Yaşlı birey için yaşamın nitelik olarak zenginleşmesi ve daha mutlu sürdürülmesi amaçlanmalıdır.


Uzman Psikolog Zeynep Şeker Aygül

İLETİŞİM

Mesaj gönder

PİRAMİD PSİKOLOJİK HİZMETLER

Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, İlknur Sk. No:4 B blok,
16300 Nilüfer-BURSA
0224 502 07 04 | 0530 263 83 00 info@company.com