YEME PSİKOLOJİSİ VE ZAYIFLAMA

Doğduğumuz anda emme refleksi ile doğar ve bulduğumuz her şeyi ağzımıza sokarak devam ederiz hayata. Ağzımızla aldığımız tadın bize verdiği haz ve bilgi hayatın ilk aşamasında gözümüzün gördüğü, burnumuzun kokladığı, dokununca hissettiğimiz her şeyin önünde gelir. Bebekken her ağladığımızda ağzımıza bir şey verilir. Yalnız kalmak istemeyince, ilgi istediğimizde, bir yerimiz ağrıdığında hep sıkıntılarımızdan yiyerek uzaklaşmayı öğreniriz.


Yemek yeme biz insanlar için sadece karın doyurmak değildir. Aynı zamanda farklı lezzet deneyimlerine açık olmak, haz almak, sosyalleşmek, psikolojik olarak açıdan tatmin olmak ve kimi kez de içimizdeki duygusal boşluğu doldurmaktır. Doğası gereği insanoğlu haz veren şeyleri daha çok yapma eğilimine girer daha çok yedikçe de kilo almaya başlar. Kilolu olmak beden algısında bozulma yapar ve zayıflamak isteriz. Zayıflamak için yapılması gerekenleri bir çok insan bilmesine ya da kişiye özel diyet listeleri hazırlanmasına rağmen zayıflamak çokta kolay olmayan bir süreçtir. Bazıları içinse tıbbi anlamda bir engel olmasa bile hemen hemen imkansız gibidir.


Psikolojik açıdan hazır olmayan kişiler diyet yapamazlar. Diyet psikoloji bilimi açısından baktığımızda ciddi bir tutum ve davranış değişikliğidir. Yeme davranışının ardında da diğer tüm davranışlar gibi düşünce sistemimiz, inançlarımız, duruma ilişkin duygularımız ve yerleşmiş davranış kalıplarımız yer alır. Kalıcı bir kilo kontrolü sağlamak için yeme konusunda ki duygu ve düşüncelerimizin, yaşam alışkanlıklarımızın farkına varmamız gerekir. Bazen diyetin kendisi ve fikri bile kişiyi psikolojik strese sokar. Strese girmek kan şekerinde yükselme yaparak insülin hormonunda tetiklenme oluşturur. Stres nedeni ile zayıflamak daha da zorlaşır.


Bazen hayatın diğer alanlarındaki çözümlenmemiş sorunlar ön plana geçer ve hem yaşamın hem de kilonun kontrolünü bireyin elinden alır. Hayatını planlayamayan kişi diyetini de planlayamaz. Zayıflamak isteyen bir kişinin öncelikle kendisini tanıması yaşamındaki stres faktörlerini belirleyebilmesi, stresi nasıl yöneteceğini öğrenmesi gerekir.


Çoğu kez kilolu olmak ve bu nedenle kendini beğenmemek öz güven kaybına neden olur. Oysa başarmak istediğimiz her işte öncelikle kendimize güvenmemiz gerekir. Bebekken olduğu gibi ilerideki yıllarda da hayatta tek zevk ve rahatlama aracımızın yemek yeme olmaması için çaba sarf edilmelidir.


Zayıflamak sadece beslenme bilgilerimizi artırarak başarılacak bir süreç değildir. Kilo kontrolünde sorun yaşıyor ve zayıflamak istiyorsak bir psikologla çalışmakta yarar vardır.


UZM. PSK. ZEYNEP ŞEKER AYGÜL

İLETİŞİM

Mesaj gönder

PİRAMİD PSİKOLOJİK HİZMETLER

Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, İlknur Sk. No:4 B blok,
16300 Nilüfer-BURSA
0224 502 07 04 | 0530 263 83 00 info@company.com